Büyük Menderes Nehri’nin geçtiği Denizli’nin Çal ilçesindeki Kısık Kanyonu’nun turizme açılması için çalışmalar sürüyor. Doğal güzelliğiyle dikkati çeken ve yürüyüş gruplarının rotalarından olan kanyonda, Roma ve Bizans dönemine ait kaya mezarlar da yer alıyor.
Doğal güzelliği ile nadir mekanlar arasında yer alan Kısık Kanyonu’nun turizme kazandırılması için Çal Belediyesi’nin hazırladığı proje devam ediyor. Doğa severlerin özellikle yaz aylarında akınına uğrayan kanyona, ilk etapta 3,5 kilometrelik yürüyüş parkuru yapılacak. Derinliği ortalama 90 metre, genişliği ise yer yer 25-30 metre olan kanyondan Büyük Menderes Nehri de geçiyor.

KANYONDAKİ KAYA MEZARLAR
Kanyonun tam anlamıyla turizme kazandırılması için yapılan çalışmalar ilerledikçe 9 bin yıllık tarihi de gün yüzüne çıkartıyor. Roma ve Bizans dönemine ait kaya mezarları rahatlıkla görülebilirken, geçmişe ait izler de kanyonun içinde bulunuyor.
Proje ve kanyon hakkında bilgi veren Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan, Türkiye’deki ender kanyonlardan bir tanesi olduğuna dikkat çekti. Büyük Menderes’in geçmesinin kanyonu özel kıldığını ifade eden Akcan, “Çal Kanyonu sadece 3,5 kilometre ile bitmiyor. 847 yıllık tarihe sahip olan koyun atlatma şenliklerimizi düzenlemiş olduğumuz yere kadar gidersek de yaklaşık 8,5 kilometrelik bir kanyon ama biz bunun inşallah ilk etaptaki 3,5 kilometrelik alanını faaliyete geçirmek istiyoruz” dedi.

“2020’DE KAZI ÇALIŞMASINA BAŞLANACAK”
Kanyonun tarihi bir antik kenti bünyesinde barındırdığını ifade eden Akcan, “Burada Lounda diye bir antik kentimiz var. Milattan öncesine uzanan yaşam izlerine rastlanan kanyon mağaralarıyla, o döneme ait kalıntılarla süslenmiş bir doğal güzellik. İnşallah önümüzdeki günlerde, Lounda Antik Kenti ile de ilgili çalışmalar yapacağız. Şu anda zaten kanyon yolu üzerinde bulunan Dayılar Mahallemizde bir antik kentimiz var. Bu Ekşi Höyüğümüzde şu anda kazı çalışmaları Pamukkale Üniversitesi’nce yapılıyor. Şu ana kadar gelen bilgiler, 9 bin yıl önceki yaşama doğru gidiyor. Artık aslında baktığımız zaman tarihide yeniden yazılma gibi bir durumda karşı karşıyayız. Yine o Ekşi Höyüğün yanındaki Aşağıseyit Mahallemizde bulunan bir tane de antik kentimiz var. İnşallah kale şeklinde orayı da bu sene 2020 yılında kazı çalışmasına başlanacak. Yani burası sadece kanyondan ziyade yaşam kentinin de olduğu bir yaşam şekliyle inşallah insanlarımıza hizmet edecek” dedi.

“MİLLET KANYONU’NA ÇEVİRECEĞİZ”
Proje ile kanyonu Millet Kanyonu’na çevirmeye çalıştıklarını anlatan Akcan, “Biz buraya sadece yürüyüş yolu yapmayacağız. Yürüyüş yolu yaptıktan sonra bitmeyecek” diyerek, sözlerine şunları ilave etti:
“İnşallah hedefimiz 2021’in nisan ya da mayısında hizmete açarken en az 2 tane kafeteryamız olacak burada. Dinlenme yerleri, çay evleri ve her şeyden en önemlisi mescidinin olduğu, tuvaletlerinin olduğu ve oturma yerlerinin olduğu bir alan olacak. Ama burayı özel kılan bir Türkiye’de farklı bir boyutunu bunu inşallah çalışıyoruz. Peyzajcı arkadaşlarımız, Orman Müdürlüğümüz ile beraber burayı aynı zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Millet Parkı dediği yeri biz, inşallah biz bunu kanyonda gerçekleştireceğiz. Çal Kanyonunu ‘Millet Kanyonu’na dönüştüreceğiz burayı, burada değişik 101 tane çiçeklerimiz olacak. İşte sümbülünden, sursalından, kekiğinden, lavantasından ve ıhlamur ağaçlarından, iğde ağaçlarından aklınıza gelebilecek olan bütün güzellikleri yaşayabileceğimiz bir alana dönüştüreceğiz. Botanik bahçeye dönüştüreceğiz burayı. Bu da nasıl olacak? Mart ayında buraya geldiğinde kasım, aralık, ocak’a kadar, burada bütün çiçekleri, bütün renkleri görebileceğiz inşallah. Hedefimiz amacımız bu, bununla ilgili çalışmalarımızı bitirdik. Fen İşleri Müdürlüğümüz inşallah bunlarla ilgili de çalışmalar güzel gidiyor. Orman İşletme Müdürlüğümüz destek veriyor. İnşallah vali beyle görüştük kendisi de destek veriyor. Burayı çok farklı bir hale getireceğiz. 2021’in Nisan ayında burayı bütün hem iç hem de dış turizme açmış olacağız.”