Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Denizli İl Başkanı İlker Zengin, Türkiye’nin enflasyonda dünyada beşinci sırada olduğunu anımsatarak, asgari ücretin yeni yılda 35 bin 801 lira olması gerektiğini söyledi.
TÜİK’in ekim ayı enflasyon rakamlarını açıklamsının ardından Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Denizli İl Başkanı İlker Zengin, değerlendirmelerde bulundu. Yüksek enflasyonun ücretli çlışanlra nefes aldırmadığını kaydeden Zengin, açıklamasında şunları söyledi:
“Enflasyon ekimde; TÜİK’e göre yüzde 2,58, İTO’ya göre yüzde 2,47 ve ENAG’a göre de yüzde 2,68 oldu. Yılın ilk ten aylık döneminde ise enflasyon; TÜİK’e göre yüzde 27,52, İTO’ya göre yüzde 29,31 ve ENAG’a göre yüzde 39,16 olarak gerçekleşti.
Ekim 2026 sonu itibarıyla son bir yıllık enflasyon ise TÜİK’e göre yüzde 29,73’ten yüzde 29,77’ye çıktı. İTO’ya göre yüzde 33,55’ten yüzde 32,47’ye, ENAG’a göre ise yüzde 46,61’den yüzde 45,12’ye indi.
Her zamanki gibi birbiriyle çelişen bu rakamların anlattığı en öz gerçek ise şu: 2026 Ocak’ta yıllık enflasyon TÜİK’in hesaplamalarına göre yüzde 30,65’ti. Ekim ayında açıklanan verilere göre geçen 9 aylık sürede enflasyonun yüzde 1 bile düşmediği görüldü. 9 aylık süreçte enflasyon yüzde 0,88 düşüş gösterdi.
Tam bu noktada hedefler neydi, gerçekleşen ne oldu diye baktığımızda:
Yılın ilk ten ayındaki toplam yüzde 27,53 oranındaki artışla, Merkez Bankasının yüzde 24’lük hedefi aşıldı.
OVP’deki yüzde 28,4 tahmininin gerçekleşmesi için kalan iki ayda toplam enflasyonun yüzde 0,69’un; Merkez Bankasının yüzde 28 tahmininin tutabilmesi için de kalan iki ayda toplam enflasyonun yüzde 0,38’in altında kalması gerekiyor.
İktidarın OVP’deki tahmininin tutabilmesi bu dönemdeki aylık ortalamanın yüzde 0,34’ün, Merkez Bankasının tahmininin gerçekleşmesi de yüzde 0,2’nin altında kalmasına bağlı bulunuyor. Oysa geçen yılın son iki ayında toplam yüzde 1,76 oranında enflasyon yaşanmıştı.
Kamu-İş olarak ekonomideki bu tablonun asıl gerçeklerini anlatmayı kamusal görevimiz olarak görüyoruz:
TÜİK’in hesapladığı yıllık yüzde 29,7 enflasyonla Türkiye’nin dünya enflasyon sıralamasındaki yeri değişmedi ve beşinciliğini sürdürdü. Türkiye yüzde 29,77 ile yine Venezuela (yüzde 466), İran (yüzde 87,9), Güney Sudan (yüzde 58,21) ve Arjantin’den (yüzde 33,7) sonra dünyada enflasyonu en yüksek beşinci ülke oldu. Avrupa’da ise yüksek enflasyon konusunda, TÜİK’in hafiflettiği rakamlara göre bile açık ara birinci ülke olmaya devam ediyoruz. Dünyadaki 47 ülkenin yıllık enflasyonu, Türkiye’nin ekim ayında yaşadığı yüzde 2,58 aylık enflasyonun altında kalıyor.
Gelirlerdeki erime ise korkunç bir seviyeye geldi: 2026 yılı başında işçi ve bağımsız çalışanların emeklilerinin aylıklarına yüzde 12,19 zam yapılmıştı. Yılın ikinci yarısı için de temmuz ayında (ilk yarıdaki enflasyon kadar) yüzde 17,76 oranında zam yapıldı. Bu zammın yüzde 47’si dört ayda eridi. Yılın ilk yarısında eriyen 3.552 lira kadar zam yapılarak ikinci yarısı için 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarılan en düşük emekli aylığının yaklaşık 1.952 lirası dört ayda eridi.
Kamu çalışanları ve emeklilerine yılın ilk yarısına ilişkin enflasyon farkından ayrı olarak temmuz ayında yüzde 7 oranında zam yapıldı. Bu zammın tamamı dört ayda eridi. Memur ve memur emeklileri için ekim sonu itibarıyla yüzde 1,20 oranında enflasyon farkı oluştu.
Toplu sözleşme imzalanamadığı için çoğunluğunu Cumhurbaşkanının belirlediği isimlerden oluşan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, memur maaşı ve emekli aylıklarına 2027 yılı başında yapılacak zam oranını yüzde 5 olarak belirlemişti. Ekim sonu itibarıyla doğan yüzde 1,20 enflasyon farkıyla birlikte kamu çalışanları ve emeklilerine en az yüzde 6,27 oranında zam yapılması kesinleşti. Kasım ve aralık ayı enflasyonları da bu orana eklenecek.
Temmuzda yapılan 8 bin 300 lira zamla birlikte eş ve çocuk yardımları da dâhil 70 bin 218 liraya çıkan en düşük memur aylığının 5 bin 821 lirası dört ayda eridi.
Bu yıl ekim ayında ele geçen 28 bin 75 liralık asgari ücretle, geçen yıl ekim ayında 20 bin 350 liraya alınabilecek kadar mal ve hizmet alınabiliyor. Asgari ücretin 2026 yılı başındaki satın alma gücüne çıkabilmesi için en az 35 bin 801 lira olması gerekiyor.
TÜİK rakamlarını doğru kabul ettiğimizde bile gıda enflasyonu konusunda Türkiye, yüzde 27,73 yıllık gıda enflasyonuyla dünyada Venezuela, İran ve Arjantin’den sonra gıda fiyatları en fazla artan dünyanın dördüncü ülkesi durumunda.
Sadece beslenme değil, temel ihtiyaç olan barınma da lüks hâline geldi: Emekli aylıklarının yüzde 17,76, kamu çalışanlarının maaşının yüzde 13,52 arttığı, asgari ücretin değişmediği bir dönemde eski kiracıların ödediği kiraya yüzde 31,5 oranında zam yapılacak.
Vergi, harç, ceza ve değerli kâğıtlara ekim enflasyonuyla belirlenen yeniden değerleme oranından yola çıkılarak yüzde 27,83 zam yapılması bekleniyor. Ücretler artmıyor ama cepten çıkacak meblağ yükselmeye devam ediyor.
Ekimde en yüksek aylık fiyat artışı yüzde 71,79 ile yeşil yapraklı sebzelerde, yüzde 27,82 ile meyve fiyatlarında, yüzde 26,77 ile sebzelerde (domates, biber, salatalık, kabak vb.) yaşandı. Ekimde, harcama grupları itibarıyla en yüksek aylık artış yüzde 12,58 ile giyim ve ayakkabıda yaşandı. Bu kapsamda kadın ve kız çocuk giysileri yüzde 16,06, erkek ve erkek çocuk giysileri yüzde 12,07, bebek ve çocuk ayakkabıları yüzde 11,79, bebek giysileri yüzde 10,87 oranında zamlandı.
Kamu-İş olarak altını çiziyoruz: Yanlış ekonomi politikalarında ısrar sonucunda yaşanan bu yüksek enflasyonlu iklim, ücretli çalışan nüfusa nefes aldırmamaktadır. Hükümet, ‘enflasyon düşüyor’ masallarını anlatmayı bırakmalı ve ücretlerdeki erimeyi derhal telafi etmelidir.”