Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Honaz Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkanvekili Yüksel Kepenek'in yatırımlar üzerinden sözleri tartışma yarattı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Kepenek'e "Bir buçuk ay önce övgüler düzüyordun, ne oldu? Yavaş dön" yanıtını verdi.
Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ağustos ayı toplantısının ilk oturumu yapıldı. Toplantıda Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek’in ilçelere yönelik yatırımlar üzerinden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’na yönelik sözlerine Yeni Parti Grubu tepki gösterdi. Çavuşoğlu da Kepenek’e Büyükşehir Meclisi’nde yer değişiminin ardından kullandığı sözlere “Daha bir buçuk ay önceki mecliste şurada oturup da yaptıklarımla ilgili övgü düzerken, bugün oraya geçtiğinizde biraz nefes alın. kadar hızlı dönme, yavaş yavaş, yavaş yavaş, yavaş yavaş dön” karşılığını verdi.
Toplantının açılışında Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleri ve yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, Çivril’den Kale’ye her ilçeye ayırım yapmadan hizmet götürüldüğünü, asfaltlamadan altyapıya çalışmaların devam ettiğini söyledi.
ANNESİNE KÜFÜR EDİLDİĞİNİ SÖYLEDİ
Çavuşoğlu’nun konuşmasının ardından söz alan Kepenek, CHP’de kaldıklarını, bundan onur duyduklarını, CHP’de kalma kararından sonra kirli dil, kötü üsluba maruz kaldığını, ölmüş annesine varan küfürler edildiğini belirterek, “Bizim yanımızda olan, bizim şimdiye kadar yol yürüdüğümüz arkadaşlara yakışmadı. O nedenle eğer bir birbirimize eleştiri yönelteceksek üslubumuzu, düşüncelerimizi insanlık onuruna yakışır şekilde söylemeliyiz. Eğer bunu başaramıyorsak Kemal Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi arınmamız gerekir dediğimiz kişilerden arındığımız için ben şükürler olsun diliyorum. Çünkü neden biliyor musunuz? Ne çocuğuma, ne eşime ne de ölmüş anama söz söyleyecek bir babayiğit henüz çıkmadı, çıkamaz da. 95 yaşında gelip oy kullanan, sandalyeyle oy kullanan, anama affedersiniz o… yazacak kadar karaktersizleşmiş insanların içinizde bulundurmamanızı tavsiye ederim. Bu üslup size yakışmıyor. Bu kadar ayrıştırıcı dil, bu kadar kötü dil sizleri bulunduğunuz yerde de rahatsız edecektir” dedi.
“HİZMET YAPMAK BORCUNUZ”
Halk tarafından hizmet için görevlendirildiklerini kaydeden Kepenek, “Hizmetlerinizi dinledik, teşekkür ederiz. Bu ilçeye, bu ile bu kente hizmet ediyorsunuz. Bu zaten görevimiz. Buradan öykünmenin bir anlamı yok. Bakın sadece ağustos ayında Honaz halkının Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesine sağladığı para 13 milyon 420 bin 420 lira. Sadece bu ay Honaz Belediyesi’ne kalan 19 milyon lira. Yani bu ne demek biliyor musunuz? 19 milyonla biz her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Siz 13 milyon 500 bin liraya yakın parayla yaptıklarınız için bizlere, bütün ilçelere tabii ki aynı zamanda bir sürü şey anlatıyorsunuz. Bunları yapmak halka sizin borcunuz. Bu para sizin paranız değil, bu halkın parası ve bunun takipçisi olacağız. Ben bu konuda kuruş kuruşuna her türlü matematiksel ve istatistiksel çalışmayı yapacağım ve her mecliste de dile getireceğim. Bu söylemleri yaparken de maalesef birilerini azarlayarak, birilerine kendi evladınız gibi istediğiniz şamarı atarak bir tarz geliştiremezsiniz. Hepimiz burada seçilmişiz. Buradaki meclisteki herkes seçilmiş halkın teveccühü ile oy almış ve buraya gelmiştir. Ayrıca siz yokken biz belediye başkanı olarak vardık. Şunu söyleyeyim biz bu sıralarda oturuyorduk geçmiş dönemde. Bu sıralardan iktidara geldik. Yine söz veriyorum önümüzdeki dönemde yine bu meclisi Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı yönetecek. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Kimin genel başkan olduğu, kimin genel başkan olmadığının tartışmasının ötesinde, bir moda yelken kulübü kurma girişiminin ötesinde biz ilkelerle çalışan, ilkeleri önceleyen bir partiyiz” diye konuştu.
YENİ PARTİ GRUBU TEPKİ GÖSTERDİ
Yeni Parti Grubu üyeleri, Kepenek’in bu sözlerine tepki gösterirken, Kepenek ile Çavuşoğlu arasında şu diyalog geçti:
Çavuşoğlu: Yani meclisin konusuyla ne alakası var anlamadım.
Kepenk: Başkanım ben sana müdahale etmedim.
Çavuşoğlu: Bir şeyde anlaşalım. Bir dakika dur burada başkanım. Ben sana vereceğim sözü vereceğim, devam ettireceğim. Bir saniye arkadaşlar bir saniye. Hayır, bahsettiklerinizin bir tarafı buradaysa büyük bir keyifle ve sabırla dinleriz. Ama şimdi bitince soracağım zaten arkadaşlar bitirmek üzere. Müsaade edin tamamlasın. Buyurun…
Kepenk: Evet, biz ilçelerimizin sorunlarını çözmek için belediye başkanı olduk. Üç günden beri sizin memurunuz ve bizlerin paralarıyla maaşını alan DESKİ Genel Müdürü’ne ulaşamıyoruz. Sayın Genel Müdürüm üç günden beri cevap vermiyorsunuz.
Çavuşoğlu: Yeni bir eğlencemiz oldu. Hayırlı olsun.
Kepenk: Bu eğlenilecek bir konu değil
Çavuşoğlu: Sayın Başkan, siz kurum yönetiyorsanız iki satır dilekçe yazarsınız, gönderirsiniz. Denizli Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü canınız sıkıldığında telefona bakacak biri değil. Adalet ve Kalkınma Partisi’ndeki arkadaşlara anlattım. Size de anlatırım. Kurumların bir işleyişleri, bir yapıları var. Sizin akademisyen kimliğinizi de biliyoruz. Her şeyin bir dilekçeyle olacağını… Yazarsanız dilekçenizi, alamazsanız bir cevap yazarsınız savcılığa da, valiliğe suç duyurusunda bulunursunuz. Konu kapanır Sayın başkan. Sen yap da şimdi konuyu bir toparlayalım.
Kepenk: Tam da onu söyleyeceğim. Siz Honaz’da bir çalışma yürütüyorsunuz. Bizim yaptığımız, bizim yaptığımız yolları, sıcak asfaltları, taşları kazarken biz burada kazı yapacağız. Halkın sorunlarını, halkın maalesef bu dönemde yaşadığı sorunları, şu iş planıyla anlatacağız diye. Büyükşehirden bize yazı gelmedikçe biz bu yazıyı sorduk zaten.
Çavuşoğlu: Siz yazın yazıyı, cevabı vermezlerse ben takip ederim.
Kepenk: Sayın Başkan, eğer kurumsal kimliklerle gideceksek ki bundan bir ay öncesine kadar öyle değildi, telefonla…
Çavuşoğlu: Bir ay önce şurada otururken başka konuşuyordun, burada başka konuşuyorsun. Şimdi ben ne diyeyim sana? Yani yerin buradayken yaptıklarımı övüyorsun. Yerin bu tarafa geçti…. Annenizin elinden öperim. Annelerin hepsi baş tacıdır. Hangi şerefsiz yaptıysa gidip suç duyurusunda bulunun. Ama böyle farazi söylemlerle ‘biri onu dedi’, ‘biri bunu dedi’ bu milletin karnı tok. Hepsinin kanunu var, hepsinin kitabı var. Kim annenize hakaret ettiyse ilk önce karşısına ben geçerim. Yazın iki satır verin suç duyurusunu. DESKİ iş mi yapmıyor? Yazın verin iki satır. Honaz’ın en az 5 yerinde çalışması var. Anlattıklarınızdan fazlasını yapıyoruz da ama dediğim gibi bak insanlar şöyle bir doğrusu olur. Hayatı boyunca da o doğruyu alır gider, doğru yeri gelir adamı tökezletir, yeri gelir adamı düşürür. Ama dediğim gibi daha bir buçuk ay önceki mecliste şurada oturup da yaptıklarımla ilgili övgü düzerken, bugün oraya geçtiğinizde biraz nefes alın, bir nefes alın. DESKİ yatırımlarım devam ediyor. Bak gittim Kızılyerde bina yaptım, Kokar Köprü’yü yaptım. Bunların hepsi senin saydığın paralardan daha fazlası yapar. Ama sakin,muhalefet hakkı da veririz. Ama böyle bu kadar hızlı dönme, yavaş yavaş dön, oraya kadar anca gidersin.”