Gazeteciler Cemiyeti, 9. Köy Projesi kapsamında “Bölgesel Eğitim ve Gazetecilik Buluşmaları”nın yeni durağını Muğla olarak belirledi. Etkinlikte dijital gazetecilik, medya etiği ve Türkiye’de gazetecilik mesleğinin güncel sorunları ele alındı. Etkinliğe Denizli Gazeteciler Cemiyeti üyeleri de katılım sağladı.
Gazeteciler Cemiyeti heyeti, Muğla’nın Menteşe ilçesinde gazeteciler, akademisyenler ve meslek yüksekokulu öğrencileriyle bir araya geldi. Etkinlik, Gazeteciler Cemiyeti ile Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti iş birliğinde Menteşe Kültür Evi’nde düzenlendi. Seminere Denizli’den Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, yönetim kurulu üyeleri Mehmet Barunduk, Yalçın Bağbozan, Abdil Yaşaroğlu ve Nihat Kaplan, gazeteciler Orhun Çoban, Ahmet Deda, Serap Sofulu, Mustafa Kemal Kaya ve Engin Ünal katıldı.
Program kapsamında dijital gazetecilik ve medya etiği başlıklarında eğitimler verilirken, “Gazetecilik ve Türkiye’de gazeteci olmak” konulu bir söyleşi de gerçekleştirildi. Katılımcılar, gazeteciliğin değişen koşullarına dair bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Etkinlik, Gazeteciler Cemiyeti’nin bölgesel eğitim programı çerçevesinde Türkiye’nin farklı illerinden gazetecileri, yerel yöneticileri ve akademisyenleri buluşturdu. Toplantıda gazeteciliğin güncel sorunları, dijital çağda doğru habercilik ve mesleki dayanışma gibi konular ön plana çıktı. Program boyunca hem teorik eğitimler hem de interaktif tartışmalar yapıldı.
AÇILIŞ KONUŞMALARI YAPILDI
Etkinliğin açılış konuşmasını Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin yaptı. 54 yıllık gazetecilik hayatında edindiği tecrübeleri paylaşan Bilgin, “Dokunmak insanı insan yapan en önemli erdemlerden biridir. Hayatınız boyunca ne kadar çok insana dokunursanız, o kadar anlamlı bir yaşam sürersiniz” dedi.

İyiliğin çoğu zaman sessiz ve görünmeyen bir etki yarattığını, küçük bir davranışın bile insanların hayatında büyük değişimlere yol açabileceğini dile getiren bilgin, meslek hayatı boyunca pek çok zorlukla karşılaştığını, buna rağmen iyilik ve tevazunun kendisine hiçbir zaman zarar vermediğini söyledi.
Türkiye’ye dair gözlemlerini paylaşan Bilgin, dünyanın birçok ülkesini gezdiğini, ancak Anadolu’nun sahip olduğu kültürel çeşitliliğin eşsiz olduğunu, farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu coğrafyanın değerinin bilinmesi gerektiğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin önemine dikkat çekti.
Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan ise, Nazmi Bilgin ile 2024’te tanıştıklarını belirterek “O günden bugüne kendisiyle baba-oğul gibi bir ilişkimiz oldu. Ondan öğrendiğimiz çok şey var. Bugün de bizi kırmayarak buraya geldiği için kendisine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Programa katılan yerel yöneticilere, akademisyenlere ve farklı şehirlerden gelen gazetecilere teşekkür eden Kaytan, meslektaşlarına “İyi ki buradasınız, hepiniz hoş geldiniz” dedi. Nazmi Bilgin’in sözlerinin ardından konuşmanın kendisi için zor olduğunu dile getiren Kaytan, Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti olarak etkinlikte meslek dayanışmasını güçlendirmeyi amaçladıklarını vurguladı.
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da, gazeteciliğin kamuoyunda “dördüncü kuvvet” olarak tanımlandığını, ancak basının ciddi bir yıpranma yaşadığını ve özellikle hukuki düzenlemeler üzerinden baskı hissettiğini söyledi. Gazeteciliğin kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve kamu adına denetim yapmak gibi önemli bir işleve sahip olduğunu vurgulayan Aras, hızlı dijitalleşmeyle birlikte yanlış bilgilerin saniyeler içinde büyük kitlelere ulaşabildiğini söyledi.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da konuşmasında basın ve yerel yönetim ilişkisine değinerek, “Basın ile yerel yönetimler arasındaki ilişki basit bir iletişim değil, doğrudan demokrasiyle ilgili bir meseledir. Bu ilişkinin güvene dayalı olması gerekir. Bazen eleştirel haberlere karşı refleks gösterip iletişimi kapatabiliyoruz. Bu doğru değil. Şeffaflık ve doğru iletişim olmazsa sorun büyür. Basın baskı altına alındığında sadece gazeteciler değil, toplumun haber alma hakkı da zarar görür. Bu nedenle basının bağımsızlığı ve tarafsızlığı çok önemli. Bugün gelinen noktada, suçluluğu kanıtlanmadan insanlar kamuoyunda suçlu ilan edilebiliyor. Oysa hukukta esas olan, suçun ispat edilmesidir. Bu dengeyi kaybetmemeliyiz” diye konuştu

PANELDE GAZETECİLİK SORUNLARI TARTIŞILDI
Program kapsamında “Gazetecilik ve Türkiye’de Gazeteci Olmak” paneli, moderatör Elif Doğan Şentürk’ün tutuklu gazeteciler Merdan Yanardağ, Alican Uludağ ve İsmail Arı’ya selam göndermesiyle başladı.
Konuşmacılardan Sedat Bozkurt, Türkiye’de medya sahipliği ve sermaye yapısının gazeteciliğin niteliğini doğrudan etkilediğini söyledi. 12 Eylül döneminin gazetelerdeki sermaye yapısını değiştirdiğini belirten Bozkurt, “Biz yandaş basını o dönemde tartışmaya başladık. Bugün ise yandaşlığı da aşan bir mülkiyet yapısıyla karşı karşıyayız” dedi.
Türkiye’de temel meselenin demokrasi sorunu olduğunu ifade eden Bozkurt, gazetecinin görevinin halkı terapi etmek değil, gerçekleri aktarmak olduğunu vurguladı.
Ayşe Sayın, mesleğin giderek daha fazla hukuki baskıyla karşı karşıya kaldığını anlattı. Gazetecilerin artık yasaları da yakından takip etmek zorunda kaldığını belirten Sayın, bağımsız habercilik yapanların zorlandığını dile getirdi.

Zeynel Lüle de yerel basının demokrasi için hayati önemde olduğunu, ancak medya üzerindeki baskıların toplumun haber alma hakkını hedef aldığını ifade etti.
Panelin sonunda duayen gazeteci Can Pulak söz aldı. 67 yıllık gazeteci olduğunu hatırlatan Pulak, bugünkü gazetecilerin daha ağır zorluklar yaşadığını belirtti ve yeni nesil gazetecilere kolaylık diledi.
Programın öğleden sonraki bölümünde gazeteci Ünsal Ünlü “YouTube’ta var olmak” başlıklı oturumda YouTube yayıncılığının inceliklerini anlattı.
Avukat Gökhan Tekşen “Değişen gazetecilik ve hukuki durum” sunumunda yasal sorunları ele aldı. Mehmet Şafak Sarı ise “Kapısı aralanan yapay zeka çağında medya” oturumunda yapay zeka araçlarının mesleki üretimdeki kullanımına yer verdi.

Programın sonunda 9. Köy Eğitim Semineri’ne katılan gazetecilere sertifikaları verildi.