03.10.2026, Cumartesi
14 °C / 23 °C Denizli Hava Durumu

Karaca: Meclis’te bütçecilik oyunu oynanıyor

A- A+
D20HABER
Yayınlanma: 20 Aralık 2025 Cumartesi - 14:52Güncelleme: 20 Aralık 2025 Cumartesi - 14:52
Karaca: Meclis’te bütçecilik oyunu oynanıyor

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te görüşmeleri devam eden 2026 bütçesiyle ilgili sert sözlerle eleştirilerde bulunarak, “Bütçecilik oyunu oynanıyor” dedi.

TBMM’de 2026 yılı bütçe görüşmeleri devam ediyor. Güreşmeler sırasında söz alan CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Meclis’in bütçe yapma hakkının, yasama yetkisinin hapsedildiğini, bütçe adı altında bir dayatmanın sunulduğunu söyledi. Karaca’nın bütçe konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

“GASP REJİMİNİN 8. BÜTÇESİ”

“Gasp rejiminin 8’inci bütçesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Gasp kelimesini, betimleme olarak değil bir teşhis olarak ifade ediyorum. Neden böyle söyledim? Anayasa’ya, anayasanın 153’üncü maddesine rağmen anayasa mahkemesi kararlarını bu kürsüde, meclisin koridorlarında, odalarında paspas gibi ezip bir milletvekilinin, Can Atalay’ın milletvekili seçilme hakkını elinden alan rejime ancak ‘gasp rejimi’ denir. Meclisin bütçe yapma hakkını, hatta yasama yetkisini sarayın süslü odalarına hapseden rejime ancak ‘gasp rejimi’ diyebiliriz. Eğer rejim demokratik bir rejim olsaydı mecliste hesap vermesi gereken bakanlar yılda iki kez meclise uğrayıp kürsüde parmak sallamaya, milletvekillerine had bildirmeye cesaret edemezlerdi.

“MECLİS’TE BÜTÇECİLİK OYUNU”

Meclis’te bütçe yapılmıyor, bütçecilik oyunu oynanıyor. Ritüeli var, yazılmış bir dayatma metni var, alkışı var, sahnesi var ama sonucu baştan belli bir oyun. Bu yüzden bu kürsüyü bütçe oyununuzu meşrulaştıran bir dekor haline getirdiniz. Aslında bütçe değil, sınıf tercihinizi görüşüyoruz. Kimin sırtına yük bindirip, kimin cebine servet aktaracağınızı konuşuyoruz. Bu bütçe emekten sermayeye kaynak transferinin, güvenceli emeğin değil güvencesizliğin, açlıkla, yoksullukla mücadelenin değil yoksulluğu lütufla yönetmenin itirafı olan bütçedir. Bu bütçe halkın hesap sorma hakkını büyüten değil borçla, vergilerle, bağımlılıkla halkı terbiye etme politikanızın aracı olan bütçedir.

“EMEKÇİDEN KESİP, BORÇ VERENİN KASASINA KOYAN DÜZEN”

Haberin DevamıReklam




Rakamlar yalan söylemez. Bütçede faiz için 2 trilyon 742 milyar lira, yandaşlarınıza garanti ödemeleri için 238 milyar lira ayırıyorsunuz ama ‘kadınlar güçlensin’ derken kadınların güçlenmesi için kadın başına yılda sadece 186 lira 80 kuruş ayırıyorsunuz. Aynı bütçede kadın başına 37 bin lira yıllık borç yüklüyorsunuz. ‘Çocuklar bizim göz bebeğimiz, çocukların durumu öncelikli’ diyorsunuz ama her çocuk için bu bütçede yıllık 246 bin 500 lira borç yükü yüklüyorsunuz. ‘Bir öğün ücretsiz yemek, bir şişe temiz su’ diyoruz. Siz diyorsunuz ki kaynak yok. Ama faiz lobilerinize, yandaş ödemelerinize kaynak oldukça çok, üstelik de buna sosyal politika diyorsunuz.

“İKTİDARIN ÖNCELİK HARİTASI”

Bu bütçe, sizin öncelik haritanızın itirafıdır. Haritanızda emekçiyi ez, borçlandır, tüketimi yücelt, üretimi yok et, muhtaçlığı kutsa, orta gelir grubun çökert, kadınları eve hapset, yoksula şükret, emekçiye kanaat et, sermayeye teşvik yazıyor.

“BÜTÇENİN SORUSU: DEMOKRASİLER NASIL ÖLÜR?”

Tam da burada ‘demokrasiler nasıl ölür?’ sorusu, bütçenin de sorusu oluyor. Demokrasi, bir gece yarısı kararnamesiyle ölür. Kamu kaynaklarının yönetimi bir zümreye topluca vermekle, denetimi devre dışı bırakmakla, istisnaları normalleştirmekle, kamu ihalelerini siyasi sadakatin bir lütfu olarak vermekle, yargı ve denetim kurullarının işlevini sona erdirmekle demokrasi ölür.

“BÜTÇE FİNAL SAHNESİ DEMOKRASİ TABUTUNA ÇİVİ”

İşte demokrasi oyununun sonunda rejim bütçesinin final sahnesi: Kayırma ağını besle, faizi ve garantileri kutsa, denetimi törpüle, halkın sofrasını küçülterek bütçe oyununa son ver, demokrasinin tabutuna da son çiviyi çak

“FAİLİ MALUM REJİM”

Faili malum olan rejiminiz bu ülkeyi borçlular kampına çevirdi. Biz ganimeti, ganimetçileri değil halkı savunmaya devam edeceğiz. Bütçenin yönünü, sınıfsal yönünü halktan yana çevireceğiz. Gasp rejimi gidecek, halkın rejimi gelecek.”