18.02.2020, Salı
4 °C / 16 °C Denizli Hava Durumu

Görülme sıklığı 30 yaşından itibaren artıyor

Haber Merkezi - 14 Şubat 2020 Cuma - 12:39 Görülme sıklığı 30 yaşından itibaren artıyor

Denizli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Melek Soykan, hipertansiyonun görülme sıklığının 30 yaşından itibaren arttığı, 50 yaşından sonra ise her üç hastadan birisinde görüldüğü uyarısında bulundu.

Dahiliye uzmanı Dr. Melek Soykan hipertansiyonun gerek akut başlangıçla, gerekse kronik yıkıcı etkileri ile önemli sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi. Hipertansiyonun “kan dolaşımı sırasında damarlara baskının artması” olarak tanımlayan Dr. Soykan, hipertansiyonun özellikle 30 yaşından sonra sıkılığının arttığını ve 50 yaşından sonra ise üç hastanın birinde görüldüğünü belirtti.

“HİPERTANSİYON ÖNLENEBİLİR BİR HASTALIKTIR”

Hipertansiyonun belirgin bir sebep olmaksızın daha çok genetik ve çevresel faktörlerin kompleks etkileşimi ile ortaya çıkabildiğini kaydeden Soykan, “Hipertansiyonun ortaya çıkmasında genetik düzeltilemeyebilir. Fakat yüksek tuz miktarının azaltılması, stresle başa çıkabilme, obezitenin önlenmesi, hareketsiz yaşamın önüne geçilmesi, kalsiyum, potasyum ve magnezyum gibi elementleri içeren sebze, meyve, süt ve süt ürünlerinin yeterince alımı, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ile hipertansiyon önlenebilir bir hastalıktır” dedi.

SÜREKLİ ARTAN KAN BASINCINA DİKKAT!

Bazen hiçbir şikayet göstermeden ölçüm sırasında hipertansiyonun ortaya çıkabileceğini ifade eden Dr. Soykan, “Hipertansiyon halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluk, burun kanaması, göğüs ağrısı, görmede bozukluk, nefes darlığı ve bacaklarda şişlik şikayeti olabilir. Hiçbir şikayete sebep olmadan tesadüfen kan basıncı ölçümü sırasında da ortaya çıkabileceği gibi organ yetmezliğine neden olan ve hayatı tehdit eden, acil müdahale gerektiren durumlarla da kendini gösterebilir. Kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi de kronik böbrek hasarı, kalp damarlarında kronik hasar, periferik arter hasarı, serbrovasküler hasara neden olarak inme, akut myokard infarktüsü, akut akciğer ödemi, kronik böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir. Hipertansiyonun etkin tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, günlük tuz alımının 5 gr, günlük sodyum alımının 2 gr’a çekilmesi önerilmektedir. Obezitenin önüne geçilmesi için fiziksel aktivitenin arttırılması, kalori kısıtlaması, düzenli ve dengeli beslenme, sigaranın bırakılması, alkol kısıtlanması ya da alımının bırakılması, mümkün olduğu kadar stresten kaçınılması gerekmektedi” diye konuştu.