03.06.2020, Çarşamba
13 °C / 24 °C Denizli Hava Durumu

YİNE BİR 8 MART GELİYOR

Bildiğiniz gibi, 8 Mart ülkemizde de Dünya Kadınlar Günü olarak anılıyor/kutlanıyor.

Son yıllarda bir haftaya yayılan kutlamalar için 5 Mart Pazartesi’den itibaren farklı kurumlar yoğun bir çalışma içinde. Her kurum kendi programı çerçevesinde seminerler, söyleyişiler, konferanslar yapıyor.
Amaç bugün de sadece ülkemizdeki kadınların değil, tüm dünyadaki Kadınların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek, çözüm önermek, çözüm bulmak.

Diğer ülkelerde de kadınların sorunları pek farklı değil.
Hala gidilecek çok yol olmasına rağmen, bu çözüm arayışları için son yıllarda yapılan çalışmalar hızlanarak artıyor. Yıllar sonra ülkemizin en büyük sivil toplum kuruluşlarından biri olan TÜSİAD, Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği ismindeki “İş Adamları” ibaresini “İş İnsanları” olarak değiştirdi.
Bu değişiklikten sonra yine önemli kurumlarımız aynı değişikliği yapmaya başladı.
İsim değişikliğinden ne olacak diyebilirsiniz, ama bu bir simge. Kadının iş hayatındaki yerinin, ekonomiye katkısının kabul edildiğinin bir göstergesi.

Bu çalışmaları sadece isim değişikliğine indirgemek haksızlık olur.
Eskiden herkesin normal gördüğü bir çok şey artık, bir sürü tartışmalara yol açıyor, dahası artık önemli hale geliyor.
Hatırlarsanız, çok yakınlarda bir kurumun toplu olarak çektirdiği resimdeki tek kadının arka sıralarda kalması basında çok yer almış, uzun uzun konuşulmuştu.

Evet her alanda Kadın Hakları konusunda hararetli bir çalışma var, ama en azından ülkemiz için yolumuz daha çok uzun.
Neden mi ?
İşte size memleketimizden bir kadın portresi:

Çok yakınlarda 70'li yaşlarının üstünde bir teyze ile tanıştım. 25 yıl önce eşini kaybetmiş. Eşinin sosyal güvenliği olmadığı için bir maaşı yok. Ona yaklaşan 8 Mart nedeniyle, Kadınlar Günü hakkında ne düşündüğünü sordum. Böyle bir günden haberi bile yoktu.
Kadın Hakları konusunda ne düşündüğünü sordum. Ne olduğunu bilmediğini söyledi.
Bu kez hukuk nedir diye sordum, "aklıma bir şey gelmiyor" dedi.
Peki "başına bir şey geldiğinde nereye, kime şikayet edersin" dedim. Neye şikayet edeceğim ki, kim beni dinler ki diye cevap verdi.

Eşi 25 yıl önce yaşadıkları maddi sorunlar yüzünden felç geçirmiş ve bir hafta içinde hayatını kaybetmiş. Çocukları ile baş başa kalmış. Bu yetmemiş gibi bir çocuğu da yaşadığı bir korku nedeniyle psikolojik rahatsızlık geçirmiş, şimdi onunla birlikte yaşıyormuş. Evin düzenli tek geliri onun 3 ay da bir aldığı gelirmiş.
"Hayatından memnun musun, bir daha dünyaya gelirsen nasıl bir hayat istersin, ne beklersin" diye sorduğumda; "Hiç beklentim yok" dedi.
Hayal bile kuramadı ama şimdiki hayatından memnun olduğunu, ev işi, yemek yaptığını artık tarlaya gitmediğini söyledi.

Kadınlarımız için, onların tekrar hayal kurabilmesini sağlayabilmek için gidilecek çok yol olduğunu ispat için sizce başka söze gerek var mı?

Yazarın Diğer Yazıları
Kimseyi Geride Bırakma!
14 Mayıs 2020 Perşembe
Karantina
8 Nisan 2020 Çarşamba
Corona günleri
25 Mart 2020 Çarşamba
Göç etmek
29 Ocak 2019 Salı
YIL 2019
31 Aralık 2018 Pazartesi
MARDİN
17 Ekim 2018 Çarşamba
GÜL, LAVANTA VE ÜZÜM
18 Eylül 2018 Salı
SONBAHAR
3 Eylül 2018 Pazartesi
GELECEK DÜN GELDİ
12 Temmuz 2018 Perşembe
KADIN
28 Mayıs 2018 Pazartesi