21.11.2018, Çarşamba
13 °C / 19 °C Denizli Hava Durumu

POLİTİKA

17 Ağustos 2018 Cuma
14:00

Haber Merkezi

Karaca: Deprem vergileri duble yol oldu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, zorunlu deprem sigortasında biriken paraların kamu bankaları aracılığıyla yandaşların kaynak israfı halini alan projelerine kredi garantisi olarak verildiğini, deprem vergilerinin duble yollara harcandığını belirtti.

Karaca: Deprem vergileri duble yol oldu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Marmara Depremi’nin yıldönümünde yaptığı açıklamada, ardından geçen 19 yılda denetimsizliğin ve cezasızlığın kural haline geldiğini, ülkede deprem güvenliğini sağlamak için vatandaştan toplanan paraların duble yollara, yeni rant alanları yaratmaya ve beton-asfalt ekonomisine aktarıldığını kaydetti.

“2.100 DAÖVA AÇILDI, 110 KADARINA CEZA VERİLDİ”

Ülkemizde benzer acılar yaşanmaması için ülke yönetiminde olanlara sorumluluklarını bir kez daha hatırlatma gereği duyduklarını ifade eden Karaca, “1999’da yaşanan ve Gölcük merkezli depremin üzerinden 19 yıl geçti. 2010’da yayınlanan Meclis Araştırması Raporu’nda hayatını kaybeden kişi sayısı 18 bin 373 olarak belirlendi. Bunca acının karşılığında yıkılan binaların sorumlularına yaklaşık 2 bin 100 dava açılırken, bu davalardan bin 800’ü hukukî boşluklardan dolayı cezasızlıkla sonuçlandı. Geriye kalan 300 davanın 110 kadarında ceza verilse de bu cezaların da birçoğu ya ertelendi ya da 4-6 ay gibi sürelerde infaz edildi. 16 Şubat 2007 tarihinde süren davaların tümü zaman aşımına uğrayıp düştü. 17 Ağustos depremi sonucunda açılan davalar Türkiye’de cezasızlığın bir başka boyutunu karşımıza çıkarırken, ülkede adalet duygusu bir kez daha büyük yara aldı” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTIN KILIFI HALİNE GELDİ”

Kentsel dönüşüm uygulamasını da eleştiren Karaca, “Aradan geçen 19 yıl sonrasında Türkiye’de depremden 10 yıl sonra kurulan ve afetler konusunda en donanımlı, güçlü ve yetkili kurum AFAD Deprem Dairesi Başkanı, Marmara depreminin de beklendiği şu günlerde ‘Depreme ne kadar hazır olduğumuz’ konusuna yanıt olarak ‘Kendilerinin hazır olduğunu, bunun işbirliği içinde gerçekleşeceğini ama işin önemli kısmının da kentsel dönüşümle çözülebileceğini’ söylüyor. Diğer söylediklerine tamam diyoruz ama gel gör ki depreme karşı çıkarılan kentsel dönüşüm maddeleri Türkiye için artık rant projelerine bir gerekçe, bir kılıf olarak kullanılır hale gelmiştir. Yoksul insanlar büyük rantlar için mahallerini terk etmek zorunda kalırken, verilen imar izinleri ve arttırılan emsallerle şehirler beton yığınlara dönüştürülmüştür” diye konuştu.

DASK VE DEPREM VERGİSİ HARCAMALARI

Deprem sonrası çıkarılan “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile deprem sonrası toplanma alanları ve yeşil alanlara el konulduğunu, halkın refahı için yeşil alanları artırmak yerine şirketlere peşkeş çekildiğini iddia eden Karaca, “Vatandaşın zorunlu deprem sigortasında biriken paraları kamu bankaları aracılığıyla yandaşların çılgın ve bir o kadar da kaynak israfı halini alan projelerine kredi garantisi olarak verilmektedir. Zamanın Ekonomi Bakanı toplanan deprem vergilerinin duble yollara harcandığını kendi ağzıyla itiraf etmiştir” ifadelerini kullandı.

“İMAR BARIŞI DEĞİL, YENİ RANT KAPISI”

Haziran seçimleri öncesinde oy uğruna “İmar Barışı” adı altında çıkarılan imar affıyla yeni kaçak yapıların ve denetimsizliğin önü açıldığını söyleyen Karaca, Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın “kaçak yapılar kayıt altına alınacak” demesine rağmen, kayıt altına alınan kadar yeni kaçak yapının ortaya çıkmasına sebep olunduğunu, hükümetin imar affının ismini değiştirip “barış” koyarak imaj çalışması yapsa da eski kaçak, yeni kayıtlı binaların deprem risklerinin araştırılıp araştırılmadığı sorusunun yanıtsız kaldığını belirtti.

“DEPREM GÜVENLİĞİNDEN UZAK KENTLER”

AKP iktidarının dikey mimari tutkusunun deprem güvenliğinden uzak kentler yarattığını vurgulayan Karaca, “Her gün artan şekilde yeşil yerini betona bıraktı. Yuvalarımızın mezarlarımız haline gelmeyeceğinin garantisini vermesi gereken iktidar, deprem fonu ve deprem vergilerini yandaşlarına peşkeş çekerken, deprem ülkesi olan Türkiye savunmasız bir şekilde kaderini beklemektedir. Yaşadığımız kentin ve binaların depremde insan yaşamını değil, yandaşın kazancını garantileyen anlayışın bir an önce değişmesi dileğimle depremde yitirdiğimiz tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyorum” diye konuştu.