21.11.2018, Çarşamba
13 °C / 19 °C Denizli Hava Durumu

POLİTİKA

17 Temmuz 2018 Salı
13:25

Haber Merkezi

Karaca: Vali, durmayı bile aşırı ve katlanılamaz bulabilir

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, AK Parti’nin meclise sunduğu yasa teklifinin anayasaya aykırı hükümler içerdiğini, yeni yetkilerle donatılacak valilerin durmayı bile “aşırı ve katlanılamaz” bulabileceğini belirtti.

Karaca: Vali, durmayı bile aşırı ve katlanılamaz bulabilir

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, 24 Haziran sonrası yapılan düzenlemeleri gündeme getirdiği yazılı açıklamasında, art arda çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile tek adam rejiminin inşa edilmeye çalışıldığını ifade etti.

Yasal düzenlemelerin yangından mal kaçırırcasına, muhalefete ve toplumun farklı kesimlerine söz hakkı bırakmadan acele bir şekilde gündeme getirildiğini kaydeden Karaca, KHK’lar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini tek tek incelemeye aldıklarını bildirdi. Karaca, şöyle devam etti:

“Bizim gündemimiz günübirlik politikalar değil. Bizim çabamız tek adam rejimi inşasının ürünü olan hukuksuzluklar, yok sayılan evrensel ilkeler, çiğnenen anayasal haklar için madde madde düzenlemeleri deşifre etmek ve mücadeleyi kesintisiz sürdürerek anayasal hakların yok sayılmasının önüne geçmek.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından 7 kez olağanüstü hal uygulamasını uzatan hükümet, 18 Temmuz’da OHAL’in kaldırılacağını müjde gibi açıklarken, hukuksuzluğu olağanlaştırmak için TBMM’ye yasa teklifi sundu. Sunulan teklifle düzenleme ve tedbir adı altında, anayasaya aykırı hükümlerin yasalaştırılması hedefleniyor. Anayasayı aşacak şekilde düzenleme yapmak istiyorlar. Anayasanın açıkça ihlaline TBMM çatısı altında geçit vermemek için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, meclise sunulan yasal düzenlemeyle ilgili şu başlıklara dikkati çekti:

“DURMAK BİLE YASAKLANABİLİR”

Yeni yasa teklifi OHAL uygulamalarını yasallaştırmayı, kalıcılaştırmayı hedefliyor. OHAL’i kaldırdık deseler de OHAL uygulamaları önerilen yasa teklifiyle devam edecek. Yasa teklifiyle toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılması engellenecek. Buna göre, vatandaşın günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştıracak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine valilik izin vermeyebilecek. “Aşırı ve katlanılmaz” eylem kime ve neye göre belirlenecek? Bu durumda, Gezi direnişindeki gibi, durarak tepkisini ortaya koyma eylemi dahi “aşırı” ve “katlanılmaz” diye nitelendirilebilir. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini belirsiz kriter ve kıstaslarla sınırlandıran bu teklif, yasal eylem ve tepkileri engellemeyi hedefliyor.

“YASA TEKLİFİ ANAYASAYA AYKIRI HÜKÜM İÇERİYOR”

Anayasamızın 13. maddesinde; “temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz” denilmektedir. Ancak teklifte yer alan kamu düzenin bozulmasına ilişkin “ciddi belirtiler” ifadesi ile kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler, “belirli yer ve saatler” ifadeleri muğlaktır, inisiyatife bırakılarak düzenlenmesi anayasaya aykırıdır. Anayasanın 13. maddesine göre kişi hak ve hürriyetlerinin sınırlandırılması sadece yasa ile mümkündür. Düşünceyi açıklama ve yayma hakkı, anayasal bir haktır. Bu hakkın sınırlandırılmasına ilişkin de anayasanın 19. maddesinde ‘vatandaşın günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak’ hükmü yoktur.

“KİŞİ HAK VE HÜRRİYETLERİNİN SINIRLAMASINDA MUĞLAKLIK VE KEYFİYET”

Bir vali, “şüphe” gerekçesiyle bir kişinin seyahat hakkını dahi engelleyebilecek, şehre giriş çıkışlarını dahi yasaklayabilecek. Toplantı ve gösteri hakkının kullanılmasını engellemek de ne yazık ki mümkün olacak. Teklifte yer alan “belirli yerler ve saatler” ibaresi, kişi hak ve hürriyetlerinin kullanılmasını anayasal kıstaslarla ve netlikle değil keyfiyetle sınırlandırmayı getirmektedir.

AKP Grup başkanvekilleri tarafından TBMM’ye sunulan kanun teklifi ile İl İdaresi Kanunu’nun 11. maddesine ekleme yapılıyor, valiler anayasayla güvence altına alınmış olan kişi hak ve hürriyetlerini sınırlayıcı, muğlak yetkilerle donatılıyor. Teklif yasalaşırsa; vali kamu düzeni ve olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir.