25.08.2019, Pazar
25 °C / 38 °C Denizli Hava Durumu

Akbaba: Basının kalemini rahat bırakın

Haber Merkezi - 25 Temmuz 2019 Perşembe - 11:57 Akbaba: Basının kalemini rahat bırakın

CHP İl başkanı Mahir Akbaba, ülkeyi yönetenlerden basının kalemini, fotoğraf makinesini, kamerasını rahat bırakmalarını, sansüre ve baskılara son verilmesini istedi.

CHP İl Başkanı Mahir Akbaba, basında sansürün kaldırılışının 111’ince yılı dolayısıyla il yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Denizli Gazeteciler Cemiyeti’nde (DGC), medya mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltının ardından da gazetecilere seslendi.

BOYACI: BASIN AYAKTA KALABİLMEK İÇİN MÜCADELE VERİYOR

CHP İl Başkanı Akbaba ve yönetim kurulu üyelerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür eden DGC Başkanı Osman Nuri Boyacı, basın kuruluşlarının ekonomik kaygılar yaşadığını, ayakta kalabilmek için mücadele verildiğini, iki gündür de yaşanan sıkıntıları dile getirip çözümü konusunda destek istediklerini söyledi.

AKBABA: “BASIN HÜRDÜR, SANSÜR YOKTUR” DENİLEMİYOR

Adı bayram olsa da gazetecilerin 24 Temmuz’u bayram tadında kutlayamadığını söyleyen CHP İl Başkanı Mahir Akbaba ise, dile getirilen sıkıntılara katıldıklarını, verilen mücadeleye katkı koymaya çalıştıklarını, maalesef “sansür yoktur, basın hürdür” denilemediğini ifade etti.

Basının kalemine kimsenin müdahale etmemesi gerektiğini vurgulayan Akbaba, “Müdahale her alanda yaşanıyor. Sadece basında değil hukukta, eğitimde ve sağlıkta da sıkıntılar var. Ekonomik ve siyasi anlamda herkese sansür uygulanıyor. Bunun için ‘basının kalemini, fotoğraf makinesini, kamerasını rahat bırak’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

“SANSÜRÜN OLMADIĞI GÜNLER TÜRKİYE’DE YAŞAYALIM

Sansürün kaldırılmasının üzerinden 100 yılı aşkın zaman geçmesine karşın gelinen noktaya bakıldığında o günlerin de gerisinde olunduğunun görüleceğini kaydeden Akbaba, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sürece baktığımızda sansürün kaldırıldığı ama uygulamada, pratikte o günlerinde gerisinde bir basın anlayışının ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti’nde hüküm sürdüğünü görüyoruz. Bunu değiştirmek biz siyasilerle beraber siz basın emekçilerinin elindedir. Dilerim ki önümüzdeki yıllarda gerçekten sansürün olmadığı, kimsenin siyasi baskı, ticari kaygı yaşamadan rahat bir şekilde mesleğini icra ettiği günleri Türkiye’de yaşayabilin. Bunu ancak tam demokrasi, gerçek demokrasi kavramını gündeme getirip, onun üzerinde inşa edebildiğimiz ölçüde hayata geçirebiliriz. Bunu sağlayamadığımız noktada ise bizleri susturmak için, sizlerin kalemine müdahale etmek için ellerinden gelenleri artlarına koymayacaklardır. Bu durum bizim gerçek bir hukuk devleti olmamızın da önüne geçecek. Eğer bir hukuk devletinde yaşadığımız iddiasında isek, o zaman tüm sistemin hukuk kurgusu içerisinde vücut bulması gerekiyor. Ama görünen o ki her birimiz sıkıntı içerisindeyiz, dert içerisindeyiz, yaşanılanlardan muzdaribiz. Bunu hep birlikte el ele verirsek aşabiliriz.”