19.11.2018, Pazartesi
11 °C / 18 °C Denizli Hava Durumu

ÖZGÜN İÇERİK

8 Aralık 2017 Cuma
08:44

Haber Merkezi

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

Acıgöl'ün çevresinde tatlı su kaynakları ve sulak saha hayli geniş. Ekosistemin bir parçası olan bu alanların bir bölümü kurutulmak istenmiş, bir bölümü de hoyratça yok edilmiş. Şimdilerde ise hayli azalan suyu da oradaki işletmeler çekiyor. Bu nedenle yok olmaya yüz tutan, benim “sazlık” olarak isimlendirdiğim, yöre halkının ise “Gemiş Gölü” dediği bölgeyi yok olup gitmeden belgeleyelim istedik. Gezi rotamızı da bu hafta Çardak olarak belirledik.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

Gemiş Sazlıkları, Acıgöl’ün Denizli tarafında, Çardak İlçemize bağlı Gemiş Mahallesi’nin çıkışındadır. Gemiş’in Pınarı olarak bilinen gür bir su kaynağından çıkan sularla oluşmuş, 6 kilometrekareye yayılan ve 160 tür kuşa ev sahipliği yapan bir sulak sahadır.

Çardak’a 10, il merkezine 65 kilometre uzaklıktadır ve çevresinde bol miktarda tuz soda işletmeleri vardır. Daha önce de anlattığımız gibi, Acıgöl’ün büyük bölümü Afyonkarahisar sınırları içinde olup, küçük kısmı ise Denizli’mizdedir. Eskiden ayrı bir sulak saha gibi olduğunu bildiğimiz Gemiş Sazlıkları ise Acıgöl’e dayanır. Acıgöl genişledikçe sazlıkla birleşerek kendi içine ekosistemine alır ama suyun azlığı nedeniyle hala ekosistemi ayrılık gösterir.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

ÇALTI’NIN TATLI SUYU GEMİŞ’E AKARMIŞ ESKİDEN

Sazlıklara can veren Gemiş’teki pınardan 1500 lt/sn debili tatlı su kaynağını şu sıralar büyük borularla Gemiş Dağı’ndan arkaya aşırmışlardır. Yazın suyunun büyük bir kısmı tepeden pompayla borularla kasabanın arkasındaki yayladaki tarlalarda sulama için kullanılır. Kışın ise sazlığa geri döner bu sular ve sazlık çevresi çabucak can bulur. Oradan da Acıgöl’e kadar geçer bu sular.

Gemiş Dağı ve Gemiş Gölü ile tanışmam 1980’li yılların ikinci yarısını bulur. O zamanlarda bu tuz havuzları yok denecek kadar az havaalanı çalışmıyordu. NATO’nun bir jetinin motoruna flamingo sürüsü takılmış Afyon-Akpınar’da düşmüştü. Bu olayı içindeki pilotu kurtaran insanlarla görüştüğümde öğrenmiştim. O olayın Çaltı Gölü’nün Gemiş tarafının da kurutulma sebeplerinden olduğunu söyleyen bu kişilerin anlattığına göre, önceden Çaltı ile Gemiş gölleri birbirine kanal ile bağlıymış. “Çaltı’nın tatlı suyu Gemiş’e akardı” demişlerdi.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

SAZLIKLARDAN HAYVAN YETİŞTİRİCİLERİ DE YARARLANIYOR

Gemiş Sazlıkları içinde defalarca yürüdüğümü hatırlıyorum. Burada yürüyüş yaparken dikkatli olunmalı. Yoksa kuru sazlıklarda yürürken birden boyunuzu aşan gizli su pınarlarına düşebilirsiniz. Söğüt Dağı altından kaynayan suların geçmişte hem arkadaki Çorak Göl’e hem Çardak tarafında Gemiş, Gölcük ve Çaltı’daki hatta İnceler’deki sulak sazlıklara can verdiğini düşünüyorum. Şimdiki sulama sistemi yüzünden suyu çekildiği için, Gemiş Sazlıkları geniş alana yayılamıyor ama kış geldiğinde yağan yağmur ve karla çok çabuk sulu çimenler, çipiller, aynalar, sazlıklar can buluyor. Afyona göre daha sıcak olan bu sazlıklarda doğal olarak Acıgöl’ün kuşlarının büyük çoğunluğu Gemiş Gölü kenarına gelerek beslenip dinleniyorlar. Sazlıkları kullanan sadece kuşlar değil. Hayvancılıkla uğraşan köylülerimiz, ineklerini buraya bırakır akşama doğru da almaya gelir.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

YOL KENARINDAKİ SU KAYNAKLARI TUZ HAVZALARINDA HAPSOLUYOR

Acıgöl de yerli ördek yeşilbaş, çamurcun yaşadığını daha önce yazmıştık. Bu kuşlar akşam ezanına yakın bu sazlıklara, aynalara gelerek besleniyor. Bilhassa angıtlar ve flamingolar binlerle ifade edecek şekilde Gemiş Sazlıklarını yıllardır kullanıyor. Acıgöl’ün suları, Dinar-Dazkırı yolu tarafındaki bölümde kenardan çıkan su kaynaklarını da içine alacak şekilde tuz havuzlarına hapsoluyor. Bu nedenle kuşların üreme ve beslenme durumu düşüyor. Kuşlar susuz kalınca Gemiş’i tercih ediyor.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

BAZI KUŞ TÜRLERİ KOLONİLER HALİNDE YAŞARKEN BURAYI TERK ETTİ

Gemiş’e girerken, havaalanı karşısında çeşme görürsünüz. Burada Acıgöl Kuş Cenneti Koruma Sahası levhası var. Yaptığımız gözlemler, toygar ve kuyrukkakan türlerinin çeşitliliğini görmüştük. Defalarca gelip, bu çeşme ve çevresinde araçtan inmeden bu kuşları gözlemleyip fotoğraflamıştık. Su kuşları bu taraflarda çokça görülür. Bilhassa uzun bacak, suna angıtları…

Sonra yavaş yavaş hava ısındıkça suyu kuruyan bataklıklar, adeta bozkıra dönüşür. Ta ki yeni yağışlara kadar kendini kış uykusu gibi dinlenmeye çeker. 2000’li yılların başında büyük bir koloni martı ve sumru kuşları vardı Gemiş’in başlangıcındaki bu alanda. Ancak tuz havuzları suları hapsettikçe onların da alan değiştirmesine, buraları terk etmesine neden oldu. Eski yıllarda bu alana “turna ve toy yatağı” denirken, şimdi insanoğlunun bitmeyen para hırsıyla daha güzel hayat yaşamak adına doğaya verdiği tahribatı gördükçe üzülmeden edemiyoruz.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

SU OLMAYINCA BAŞKA YERLERE GİTTİLER

Gemiş’te kısa bir çay molası verdikten sonra, mahallenin çıkışındaki yüksek bir terasta sazlıklı manzarada yemeğimizi yiyoruz. Bu arada sık sık geçen çobanlarla buraların geçmişini konuşuyoruz. “Kazlar, ördekler, turnalar nereye gitti?” diye soruyoruz. Onlar da “su olmayınca kuş kalmadı” karşılığını veriyor.

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

GEMİŞ ÇIKIŞINA KUŞ GÖZLEM KULESİ

Gemiş çıkışında bizi mutlu eden bir olayla karşılaşıyoruz. Milli Parklar Afyonkarahisar Bölge Müdürlüğüne bağlı Denizli Milli Parklar Müdürlüğümüzün yaptırdığı kuş gözlem kulesini görüyoruz. Eski kule daha küçüktü ve yoğun karla çatısı çökmüş, bazı kendini bilmezlerce de tahrip edilip viraneye dönmüştü. Bu kule gerçekten hem daha yüksek hem tam kuş bilimine gönül verenler için çok değerli. Yaptıranlara, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Alanda şu an binlerce angıt kışı burada geçirmek için toplanmış. Kara teleskobumuzla, dürbünlerle Trakor Çürüksu Kuş Gözlem Ekibi olarak onları izliyoruz. Kare kare fotoğrafla da ölümsüzleştiriyoruz. Bu arada bir saz delicesi yakaladığı yaralı ya da hasta olan bir çamurcun ördeğini öğle yemeği olarak yiyor. Gölün yırtıcı kuşları, sazlıklı havzayı kullanan tüm kuşlar arasında salgın olan hastalıklı kuşları, avcılar tarafından vurularak yaralı kalan kuşları yakalayıp yiyor. Yaptıkları bu temizlikle doğaya çok büyük bir hizmet yapıyorlar. Bu temizlikçi yırtıcı kuşları izlemek belgesel niteliğinde,

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

YABAN KAZLARI BURADAN ÇEKİLDİ

Sular çekildikçe kuruyan alan: Gemiş Sazlıkları

“DOĞAYA BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYİN

Tek dileğimiz bu sazlıklara verilen can sularının tamamen kesilmemesi. Çünkü bu sayede kuşlar buraya geliyor ve ekosistem yaşamaya devam ediyor. Tuz havuzlarında üretim yapacağız diye tüm suları kullanma düşüncesi bu sazlığa, Acıgöl’e ve çevresinin iklimine, doğasına büyük zarar veriyor. Diyoruz ki; su önce sulak alanda kullanılsın ve en son havuzlara aktarılsın. Direkt aşağıya akan suları kesmek tüm aynaları, gölcükleri, sazlıkları kurutuyor. Bunun sonucunda kuşlar üreyemiyor, beslenemiyor, hatta su olan lokal yerlerde toplanarak daha fazla hasta olmalarına, tehlikeyi daha çok yaşamaya neden yol açıyorlar. “Ben kiraladım, kullanım hakkı benim. Doğaya bir şey olmaz” düşüncesi devam ederse ne sulak saha ne nehir, havza hiçbir şey kalmayacak. Dileğimiz doğaya sevgiyle yaklaşan, dünyaya örnek olan bir toplum.