22.07.2019, Pazartesi
°C / °C Denizli Hava Durumu

Aydoğan: Köy Enstitüleri Anadolu’nun aydınlanma projesiydi

Haber Merkezi - 17 Nisan 2019 Çarşamba - 12:44 Aydoğan: Köy Enstitüleri Anadolu’nun aydınlanma projesiydi

Eğitim-İş Şube Başkanı Namık Kemal Aydoğan, Köy Enstitüleri kapatılmasıyla Anadolu’nun en önemli aydınlanma projesinin ortadan kaldırıldığını belirtti.

Eğitim-İş Şube Başkanı Namık Kemal Aydoğan, Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Köy Enstitüleri hareketiyle yüzyıllarca ihmale uğramış köy insanına kendi yazgısını değiştirecek bilinç ve beceriyi kazandırmanın amaçlandığını, köy çocuklarının eğitildikten sonra köylerine tarımda, sanatta, zanaatta ve sağlık alanlarında öğretmen olarak geri gönderildiğini ifade etti.

“Yüzyıllardır horlanmış köy çocuklarından yazarlar, şairler, müzisyenler, bilim adamları çıkmaya başlamıştı. Anadolu uyanıyordu. Köy Enstitüleri’nden yetişenlerin yaktıkları çoban ateşleri Anadolu’yu aydınlatmaya başlamıştı” diyen Aydoğan, şöyle devam etti:

Ülkenin toplumsallaşma sürecini kolaylaştırmak için gerçekleştirilen Köy Enstitüleri girişimi, kazandığı onca olumlu sonuca karşın dinsel değerlerin çöküşüne neden olduğu gerekçesi ve komünizm geliyor korkutmalarıyla tamamlanamadı. Önce bilinçli olarak içi boşaltılan ve yozlaştırılan Köy Enstitüleri kapatılarak Anadolu’nun en önemli aydınlanma projesi ortadan kaldırıldı.

Bugün öğretmen yetiştirmeden başlayarak eğitim sisteminin yaşadığı pek çok sorunun kaynağında Köy Enstitüleri’nin kapatılması yatmaktadır. Köy Enstitüleri’nin kapatılması ülkemizdeki aydınlanma sürecinin durdurulması ve demokratik işleyişin sekteye uğratılması anlamına gelmiş, genel anlamda da demokrasimizin derin bir yara alması sonucunu doğurmuştur. Enstitülerin kapatılması Türkiye’nin aydınlanma tarihinde gericiliğin zaferi olarak yerini almıştır.

Ne yazık ki, o gerici anlayışın uzantıları bugün de işbaşındadırlar. AKP iktidarı döneminde uygulanan politikalarla eğitimin niteliği düşürülmüş, çağdaş, bilimsel, akılcı, laik eğitim sistemine büyük bir darbe vurulmuştur. 4+4+4 eğitim sistemi ile Cumhuriyet’in temeli olan öğretim birliği parçalanmış, laik, bilimsel, parasız ve ulusal eğitim yok edilmiş, okullarımız medreseye döndürülmüştür. Siyasi iktidar, çocukları medrese eğitimi ile itaatkar, biat eden kullar haline getirmeye çalışmaktadırlar.

Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur. Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk’ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesilleri yetiştirebiliriz.”